YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7252
KARAR NO : 2016/7380
KARAR TARİHİ : 03.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Sanık … … hakkında sahte belge düzenlemek suçundan: Mahkumiyet Sanık … hakkında sahte belge düzenlemek suçundan: Beraat
Sanıklar …(…) … ile … hakkında 2005 takvim yılında “sahte fatura kullanmak” ve sanıklar Hakkı … ve … hakkında 2002-2003-2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak’ suçlarından mahallinde her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
I- Sanıklar …(…) … ve … hakkında 2002, 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “2002, 2003, 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının düşürüldüğü, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında 2005 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
“2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçuna ilişkin suç tarihi en son faturanın düzenlendiği iddia olunan “02.01.2005” olarak kabul edilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 02.01.2005 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Yasa’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.