YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7725
KARAR NO : 2018/2706
KARAR TARİHİ : 28.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanıklar hakkında katılan … … ile şikayetçi …… … adına sahte GSM abonelik sözleşmeleri düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; Bilecik’de … bayiliği yapan … Eğitim ve İletişim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi sahibi olan sanık … ile şirket çalışanı olan sanıklar …, … ve …’ in suça konu sözleşmelerin alt bayiileri olarak çalışan sanık … tarafından İstanbul ilinde düzenlenerek kendilerine gönderildiğini, kendilerinin müşteriyle yüz yüze gelmediklerini, sadece aktivasyon işlemini yaptıklarını savunmaları, sanık … (…)… 2009 yılının haziran ve temmuz aylarında … şirketi adına stand açtığını, … geçmek istiyen başka GSM operatörüne bağlı olan abonelere sözleşmeleri imzalatıp, nüfus cüzdanlarının fotokopisini alıp … bayisi olan Uğurcan İletişim isimli firmaya gönderdiğini, kimsenin adına talebi olmadan sözleşme düzenlemediğini savunması, suça konu sözleşmelerde imza incelemesi yapılmasına karşın yazıların aidiyetine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından,sanıkların suç tarihinden önceki resmi kurumlardan temin edilecek yazı örnekleri getirtilip, huzurda alınan yazı örnekleri ile birlikte GSM abonelik sözleşmeleri üzerindeki yazıların sanıkların eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak, müşteriyle muhatap olup sözleşmeyi düzenleyenin hangi sanık olduğu saptandıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile tüm sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı,
2– Kabule göre de;
a) Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ve TCK’nın 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanıklara ön ödeme önerisinde bulunulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumlarının takdirinde zorunluluk bulunması,
b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafileri ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.