YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7928
KARAR NO : 2016/7932
KARAR TARİHİ : 29.11.2016
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.03.2016 gün ve 2015/9896 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.03.2016 gün ve 2016/109459 KYB. sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında aynı Kanunun 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, …7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2011 tarihli ve 2010/609 esas, 2011/349 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca tekerrür konusunda tereddüt oluştuğundan bahisle karar verilmesi talebi üzerine, hükümlü hakkında verilen hapis cezasının 2. kez mükerirlere özgü olarak infaz edilmesine dair anılan Mahkemenin 20/05/2015 tarihli ve 2010/609 esas sayılı kararının “1-…7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2011 tarihli ve 2010/609 esas, 2011/349 sayılı kararının yapılan incelenmesinde: …Cumhuriyet Başsavcılığının 07/06/2010 tarihli ve 2010/8637 esas sayılı iddianamesiyle sanık … hakkında, …’a ait sürücü belgesine fotoğrafını yapıştırarak kullanmak eylemi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, dosya kapsamından sürücü belgesinin ele geçmediğinin açıkça anlaşıldığı, adli emanetin 2010/1833 sırasında da belgenin fotokopisinin bulunduğu, fotokopiden ibaret belgenin iğfal kabiliyetinin bulunmayacağı gibi, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2003 tarihli ve 232-250 sayılı, 09/10/2012 tarihli ve 2011/8-335 esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgede nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle, “resmi belgede sahtecilik” suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- …7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2015 tarihli ve 2010/609 esas sayılı kararının yapılan incelenmesinde, sanık hakkında, …7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2011 tarihli ve 2010/609 esas, 2011/349 sayılı ilamında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması koşulları gerçekleşmesine rağmen mahkemesince bu konuda herhangi bir karar verilmediği, bu durumun ise Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 12/03/2013 tarihli ve 2012/18507 esas, 2013/4438 sayılı, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 11/02/2013 tarihli ve 2011/26646 esas, 2013/2467 sayılı ilamlarda belirtildiği üzere, hükümlü lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, bu nedenle hükümlü hakkında 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre, …Cumhuriyet Başsavcılığının 07/06/2010 tarih, 2010/8637 Esas sayılı iddianamesiyle sanık … hakkında, eniştesi …’a ait sürücü belgesine fotoğrafını yapıştırarak kullanmak suretiyle resmi evrakta sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, dosya kapsamından sürücü belgesinin ele geçmediğinin açıkça anlaşıldığı, adli emanetin 2010/1833 sırasında da belgenin fotokopisinin bulunduğu, fotokopiden ibaret belgenin iğfal kabiliyetinin bulunmayacağı gibi, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14/10/2003 gün ve 232-250 sayılı 09/10/2012 gün, 2011/8-335 esas 2012/1804 karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgede nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle; “resmi belgede sahtecilik” suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma düşüncesi bu nedenle yerinde görüldüğünden, …7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2011 tarih, 2010/609 esas 2011/349 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda yazılı maddenin 4/d bendi uyarınca karar verilmesi olanaklı olduğundan, hükümlünün unsurları oluşmayan suçtan CMK.nın 223/2-a maddesi gereğince Beraatine, cezanın çektirilmemesine, (1) nolu istem yerinde görülerek sanığın beraatine karar verilmiş olduğundan, tartışılmasında hukuki yarar bulunmayan (2) nolu istem konusunda karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.