Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/8247 E. 2019/1986 K. 26.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8247
KARAR NO : 2019/1986
KARAR TARİHİ : 26.02.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan; mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Sanık hakkında Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan; mahkumiyet

Yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve vekili aracılığı ile 12.06.2013 havale tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunan, ancak katılma talebiyle ilgili herhangi bir karar verilmeyen müşteki kurumun CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek inceleme yapılmıştır.
I- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararına karşı katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca itiraz olarak değerlendirilip gereğinin takdir ve ifası için dosyanın mahalline İADESİNE,
II- Sanık hakkında Vergi Usul Kanununa aykırılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
1- Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2013 tarih ve 2013/407 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında “sahte müstahsil makbuzu kullanma” eylemi sebebiyle kamu davası açılmış ise de; atılı suça ilişkin verilmiş bir mütalaa bulunmadığı görülmekle, mahkeme tarafından öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK’un 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği … Başkanlığından sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; a)Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.