YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9091
KARAR NO : 2019/2505
KARAR TARİHİ : 12.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Sanığın 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçu hakkında: Beraat
Sanığın 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçu hakkında: Mahkumiyet
Sanığın aynı zamanda MERNİS adresi de olan sorgusu esnasında bildirdiği adresine, öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken doğrudan MERNİS adresi de olan bu adrese 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliği, usulsüz olup temyiz süresini başlatmayacağından, sanığın öğrenme üzerine verdiği, 25.12.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmekle, tebliğnamedeki 1 nolu görüşe iştirak edilmemiştir.
213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca dava şartı olan vergi dairesi başkanlığı mütalaası ve dayanağı olan vergi suçu raporu ile eklerinin “2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçuna ilişkin olduğu; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.09.2013 tarih ve 2013/30532 esas sayılı iddianamesi ile mütalaaya aykırı olarak “2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma ” suçundan kamu davası açıldığı; sahte fatura kullanma suçundan usulüne uygun olarak verilmiş, dava şartı olan mütalaa bulunmadığı, sahte fatura düzenleme ve kullanma eylemlerinin birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu ve birbirine dönüşmeyeceği gözetilip, öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince sanık hakkında “2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçundan, dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği Vergi Dairesi Başkanlığından sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, dava şartı olan “mütalaa” verilmeyen sahte fatura kullanma suçundan yargılamaya devamla hükmün gerekçesinde “sahte fatura kullanıldığı” belirtilmesine rağmen “sahte fatura düzenleme ve kullanma” suçundan hüküm kurulmak suretiyle hükmün karıştırılması,
Yasaya aykırı, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.