YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9110
KARAR NO : 2019/2231
KARAR TARİHİ : 05.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter ve belgeleri gizleme, sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.1999 tarih ve 1999/11-273/288 sayılı kararında açıklandığı üzere, defter ve belgelerin çalındığı, kaybolduğu, bulunmadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde, 213 sayılı VUK’nin 139. maddesindeki istisnai hallerin varlığının aranmasına gerek bulunmadığından, sanığın, suç konusu defter ve belgelerin kaybolduğunu söylemesi karşısında, VUK’nin 139. maddesinin 2. fıkrasında belirtildiği üzere, incelemenin iş yerinde yapılmasının imkânsız duruma gelmesi nedeniyle, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamada toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı taktir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde;
a) 5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaaya uygun olarak, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.12.2013 tarihli iddianame ile sanık hakkında, “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kamu davası açıldığı, “2010 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan “sahte fatura düzenleme” ve “sahte fatura kullanma” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak, sanığın sahte fatura kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
b)Kabule göre de; hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.