Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/10440 E. 2021/9752 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10440
KARAR NO : 2021/9752
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanıklar hakkında “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından açılan kamu davasında; sanık …’ın savunmasında, … isimli muhasebecinin yanında çaycı olarak çalıştığını, bu kişinin sigorta yaptıracağını söyleyerek kendisini notere götürdüğünü, şirket ortağı olduğundan ve şirket adına düzenlenen belgelerden haberinin olmadığını beyan etmesi, sanık …’ın savunmasında, eczacı kalfası olduğunu, …’nın teklifini kabul ettiğini, şirket ortağı olduğundan haberinin olmadığını, hiçbir belgede imzasının bulunmadığını beyan etmesi, Mersin …. Noterliğinde düzenlenen 06.05.2009 tarihli hisse devir sözleşmesinde … ve … adlarına vekaleten …’nın isim ve imzasının bulunduğunun anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
1) Suça konu faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve davaya konu mükellefiyetin bağlı bulunduğu vergi dairelerinden sorulmak suretiyle, getirtilip sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde; … isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2) Adı geçen kişinin de faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; sanıklar ve bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3) Faturalardaki yazı ve imzaların inceleme konusu kişilere ait olmadığının anlaşılması veya faturaların asıllarının temin edilememesi halinde ise;
a)Sanıkların işletmenin faaliyeti ile ilgili belge düzenleyip düzenlemediklerinin araştırılması, hisse devrinin gerçekleştiği 06.05.2009 tarihinden itibaren vergi dairesi ve ilgili kurumlara sunulan tüm belgeler ile işletme adına basılan faturaların teslimine ilişkin bilgi formlarının asılları getirtilerek, belgeler ve bilgi formlarındaki yazı ve imzaların sanıklara aidiyetinin araştırılması,
b)Suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştirakleri bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
4) Kabule göre de;
a)Sanıklar hakkında, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaaya uygun olarak, “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından kamu davası açıldığı, “sahte fatura düzenleme” ve “sahte fatura kullanma” suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeden, sanıkların sahte fatura düzenleme suçunu işledikleri kabul edildiği halde “sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 04.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.