Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/10452 E. 2021/9673 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10452
KARAR NO : 2021/9673
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

I)Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2013 tarihli, 2013/7137 Esas ve 2013/3893 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında “2011, 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma” suçlarından kamu davası açıldığı, ancak 05.02.2013 tarihli ve 2011-31 sayılı komisyon mütalaasının yalnızca “2011, 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarına ilişkin olduğu anlaşılmakla; ”sahte belge kullanma” suçlarından 213 sayılı VUK‘nin 367. maddesine göre usulüne uygun olarak verilmiş mütalaa bulunmadığı, birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan “Sahte Fatura Düzenleme” ve “Sahte Fatura Kullanma” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeden sanık hakkında, “Sahte Fatura Düzenleme ve kullanma ” denilerek mahkumiyet hükümleri kurulması,
II)Sanık hakkında “ 2011-2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu faturaları düzenleyen şirketin ortağı olduğunu, ancak şirketin Adem isimli askerden tanıdığı kişi tarafından yönetildiğini ve bütün işlemleri bu kişinin yaptığını, sahte fatura düzenlenmesi konusunda bilgisinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)Sahte faturaları kullanan mükelleflerden temin edilecek faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını ve Adem’e ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2) Adem’in de faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde, sanık ve bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3)Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da Adem’e ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
III)Kabule göre de,
1)Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğunun ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
2)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.