Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/10693 E. 2021/10052 K. 10.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10693
KARAR NO : 2021/10052
KARAR TARİHİ : 10.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme, sahte fatura düzenleme

A) Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B)- Sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince;
1-) Sanığın savunmasında; suçlamaları kabul etmediğini, sahte fatura düzenlemediğini, şirket işlerini yürütebilmesi için ortağı olan … isimli kişiye … İstanbul 9. Noterliği’nden vekaletname verdiğini, sahte faturaları bu kişinin düzenlemiş olabileceğini savunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından;
a) …’ın kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek CMK’ nin 48. maddesindeki çekinme hakkı hatırlatılarak tanık olarak dinlenmesi, sanık tarafından düzenlendiği iddia olunan fatura asıllarının, faturaları kullanan mükelleflerden ve bu mükelleflerin bağlı bulunduğu ilgili vergi dairelerinden sorulmak suretiyle dosyaya getirtilmesi, sanığa ve adı geçen kişiye gösterilerek kendileri tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin sorulması, kendileri tarafından düzenlenmediğini söylemeleri halinde faturalardaki yazı ve imzaların sanığın ve tanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
b) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ve adı geçen kişiye ait olmadığının anlaşılması ya da faturaların temin edilememesi halinde ise;
aa) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
bb) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,

cc) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması yasaya aykırı,
2-) Kabule göre de;
a) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme fiillerinin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.