Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/10714 E. 2021/11750 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10714
KARAR NO : 2021/11750
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte belge düzenleme

Yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve 22.07.2013 havale tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunan, ancak katılma talebiyle ilgili herhangi bir karar verilmeyen şikayetçi vekilinin katılma talebinin CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca kabulü ile şikayetçi kurumun katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek sanık müdafisinin mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi ile katılan vekilinin sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü nedeniyle avukatlık ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu 4 faturada yer alan malları gerçekten sattığını ancak bu malların bir kısmını faturasız alması nedeniyle alış satış kayıtlarının uyumlu olmadığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)Faturaları kullandığı belirlenen … firması hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
2)Aynı mükellef hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
3)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları ve faturalarda belirtilen malları alıp almadıklarının ve hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıklarının sorulması,
4)Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,

Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
5)Kabule göre de;
a)Aynı takvim yılında, birden fazla fatura düzenlediği kabul edilen sanık hakkında TCK’nin 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
b)Sanığın mahkumiyetine karar verildiği halde kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunmaması yasaya aykırı,
c)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisi ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07.12.2021 tarihinde Üye …’ın suçun sübut bulduğu yönündeki karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI GÖRÜŞ

Sanığın savunmasında sahteliğe konu dört adet faturadaki mallara ilişkin mal girişi olmadığını belirtmesi, faturalara konu malların sayı ve niteliği nazara alındığında mahkemenin mahkumiyete ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından sayın çoğunluğun eksik araştırmaya ilişkin bozma düşüncesine iştirak etmek mümkün olmamıştır. 30.11.2021