Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/10726 E. 2019/3979 K. 17.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10726
KARAR NO : 2019/3979
KARAR TARİHİ : 17.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun …… sayılı Yasa ile değişik 359/b-1. maddesinde “on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası“ öngörülmüş olup, aynı eylemin düzenlendiği 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren …… sayılı Kanun’un 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b. maddesinde ise “üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası“ öngörüldüğü nazara alındığında, sanık hakkında 2007 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunda, faturaların kurumlar vergisi indiriminde de kullanılmalarından dolayı suç tarihinin “26.04.2008“ olarak belirlenmesi nedeniyle, temel cezanın 18 ay hapis cezası olarak takdir edilmesi suretiyle eksik ceza tayini ve 2008 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan sanık hakkında, 213 sayılı…… sayılı TCK’nin 43. maddeleri uyarınca hükmedilen 3 yıl 9 ay hapis cezasından, TCK’nin 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılması sırasında 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Suça konu faturaların Kurumlar Vergisi indiriminde kullanılmış olması nedeniyle, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2007 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan 26.04.2008, 2008 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçu bakımından ise 26.04.2009 olarak yazılması gerekirken, 2007 ve 2008 olarak yazılmasının Mahkemesince düzeltilmesi ve …… sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiillerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiillere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümlerde eleştiriler dışında bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin ONANMASINA, 17.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.