Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/11010 E. 2020/6268 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11010
KARAR NO : 2020/6268
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Düşme, Ret

1- Sanık … hakkında verilen düşme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesi;
Sanık hakkında mahkemece yapılan hatalı değerlendirme ile suç tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir usuli işlem olmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da, sanığa yüklenen “2007 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı “21.12.2009” tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında verilen davanın reddi kararına yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesi;
Dosya arasında bulunan vergi suçu raporu ile eklerinin “2007 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçuna ilişkin olduğu, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 18.03.2009 tarih ve 2009/2535 Esas sayılı iddianamesi ile “sahte fatura kullanma” suçundan kamu davası açıldığı, ancak bu suçla ilgili verilen bir mütalaanın dosya arasında bulunmadığı, sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma eylemlerinin birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu ve birbirine dönüşmeyeceği dikkate alınarak; ret kararına esas alınan kararın sahte fatura düzenlemeye ilişkin olması karşısında; dava dosyaları arasında mükerrerlik bulunmadığı gözetilerek, yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, açılan kamu davasının mükerrer olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de; dava zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;
Sanığa yüklenen 2007 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu konuda aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 02.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.