YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11515
KARAR NO : 2019/6327
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık …’ın … adına düzenlenmiş kendi fotoğrafı bulunan suça konu sürücü belgesini düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında; sanığın, evinde yapılan aramada suça konu…adına düzenlenmiş sürücü belgesinin bulunduğu ve sanığın … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kolluk görevlilerine ibraz ettiği yani her iki belgenin de aynı anda ele geçirildiği ancak … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının düzenlenme yerinin … ilçesi olduğu belirtilerek soruşturma aşamasında tefrik kararı ile birlikte yetkisizlik kararı verilerek nüfus cüzdanı yönünden dosyanın Terme Cumhuriyet Savcılığına gönderildiği, Uyap üzerinde yapılan sorgulamada, Terme Cumhuriyet Savcılığınca sanık hakkında … adına sahte talep belgesi ve nüfus cüzdanı düzenlediği iddiasıyla açılan davada, Terme Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında zincirleme resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 2017/12545 Esas 2018/9271 Karar sayılı kararı ile hükmün onanarak kesinleştiği, belgelerde sahtecilik suçlarında suça konu belgelerin aynı anda ele geçirilmesi halinde tek suç olarak kabul edilip belge sayısı dikkate alınarak temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekeceği, belgelerin aynı zamanda ele geçirilmiş olsa bile farklı zamanlarda düzenlendiğinin anlaşılması halinde TCK’nin 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceği gözetilerek Terme Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/146 Esas 2014/451 Karar sayılı dosyası getirtilerek bu dosya içine konması, sanığın eyleminin kül halinde zincirleme suç kapsamında kalıp kalmadığı tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.