YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11947
KARAR NO : 2021/11134
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
A) 2009 ylında sahte fatura düzenleme suçundan sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesi:
Sanığa yüklenen “2009 yılında sahte fatura düzenleme” suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 05.07.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde gördüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
B)2009 yılında sahte fatura düzenleme suçundan sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesi:
Sanık hakkında ” 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; sanığın mahkeme huzurunda, “Ben biriket işinde çalışıyordum, bizimle birlikte çalışan … ben işsizlik maaşının verilmesiyle ilgili işlerle uğraşıyorum, size de yardımcı olacağım dedi, daha sonra benle …’i …’ya götürdü, otogarda bizi … isimli şahıs karşıladı, sözde bu adam bu işlerle uğraşan kişiymiş, notere gittik, bizim cahilliğimizden faydalanarak bize kağıt imzalattılar, biz kağıtları hiç okumadan acele acele imzalatıp, kağıtları elimizden çektiler, daha sonra bize 200 er TL para verdiler, birkaç gün …’da otelde kaldık, daha sonra bize haber verilmedi biz de geri döndük, …’e daha sonra hiç ulaşamadık, bize 4-5 ay sonra borç kağıtları gelmeye başladı, neden olduğunu araştırdım ve dolandırıldığımızı anladık, daha sonra ben şikayetçi oldum, mağdur olan biziz, cahilliğimizden faydalandılar, üzerime atılan suçu kabul etmiyorum, ben suçsuzum, bu olayla yakından uzaktan alakam yoktur” şeklinde savunma yapması, temyiz dilekçesinde de “24.02.2009-31.05.2010” tarihleri arasında …’da askerlik görevini yerine getirdiğini, …’da olmadığını, fatura düzenlemediğini belirtmesi, vergi raporlarının ekinde bulunan 01.08.2009 tarihli yoklama tutanağının şirket müdürü sıfatıyla sanık … tarafından imzalandığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından:
1-Faturaları kullanan mükelleflerden ya da bağlı bulundukları vergi dairelerinden temin edilen faturaların ve 01.08.2009 tarihli yoklama tutanağının sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını, …’e ait olduğunu söylemesi halinde; …’in açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilmesi, bu kişinin çekilme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenilmesi, faturaların ve yoklama tutanağının gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2-…’in de faturalardaki ve söz konusu tutanaktaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylediği takdirde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların sanığa veya bu kişiye ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3-Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da …’e ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açıldığının tespiti halinde, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi,
b)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
c) 25.09.2009 tarihli yoklama tutanağını “muhasebe ve pazarlama elemanı” olduğunu belirterek imzalayan …’ın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek tanık olarak duruşmaya çağrılması, kendisinden sanığı ya da …’i tanıyıp tanımadığının, şirketi fiilen idare edip faturaları kimin düzenlediğinin sorulması,
d)Sanığın askerlik görevini yerine getirdiği tarih aralığının askerlik şubesinden sorularak tespit edilmesi,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
5-Kabule göre de;
a) En son aralık ayında matrahlı beyanname verilmesi nedeniyle suç tarihinin en aleyhe kabulle “31.12.2009” olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında “2009” olarak eksik yazılması Yasaya aykırı,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 30.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.