YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13253
KARAR NO : 2022/458
KARAR TARİHİ : 13.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte belge düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
A) ”2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte belge düzenleme” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen suçların, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) ”2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte belge düzenleme” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu faturaları düzenleyen şirket ile fiilen bir ilgisinin olmadığını, arkadaşı….’ün vasıtasıyla kendisini sigortalı göstereceklerini söyleyen kişilere noterde vekaletname verdiğini, sahte fatura düzenlenmesi konusunda bilgisinin bulunmadığını beyan etmesi, 28.12.2012 tarih ve 2012-A-502/42 sayılı Vergi Suçu Raporu ve ekinde yer alan Vergi Tekniği Raprunda, …..isimli kişinin ikametinde yapılan aramada sanığın yetkilisi olduğu şirkete ait 2009 tarihli olarak düzenlenmiş faturalar ve boş faturalar ele geçtiğinin belirtilmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)İlgili vergi dairesinden, mükellefiyet tesisinde vekaletname kullanılıp kullanılmadığı araştırılarak, mükellefiyete ilişkin kuruluş evrakı ile 2010 ve 2011 takvim yıllarına ait kanaat oluşturacak sayıda temin edilecek faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; ….. ve ……’ün açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2) … ve …’ün faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde, sanık ve bu kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3)Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da … ve …’e ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a) İkametinde ele geçen çanta içinden ele geçtiği belirtilen belgeler nedeniyle … hakkında ve faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında açılan dava dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
b)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı,
4)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 13.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.