YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1360
KARAR NO : 2019/4301
KARAR TARİHİ : 02.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
1-TCK’nin 206. maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
TCK’nin 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, TCK’nin 267/1. maddesinde tanımlanan “iftira” suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, olay günü seyir halindeki aracı ile ani dönüş yaparak trafik güvenliğini kasten tehlikeye düşüren sanığın durdurulduğu ve kimliğinin istendiği, sanığın kendisini … olarak tanıttığı ve görevi yaptırmamak için direndiği, bunun üzerine 10.10.2011 tarihli tutanağın düzenlendiği, ancak … olarak kendisini tanıtan sanığın bu isimle tutanağı imzalamaktan imtina ettiği, görevlilerce kimlik bilgileri hususunda şüpheye düşülerek yaptırılan parmak izi incelemesinde ” … isimli şahsın parmak izlerinin …’in parmak izleri ile aynı olduğunun” tespit edildiği ve bu şekilde sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği, bu aşamadan sonra sanık ve mağdurun isimleri karıştırılarak sehven mağdur … hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında; sanığın parmak izi incelemesi sonucunda gerçek kimliği tespit edilene kadar gerçekleştirdiği eyleminin TCK’nin 268/1. maddesi delaleti ile 267/1. maddesinde tanımlanan “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde ‘resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak’ suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
… sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı … sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken … sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02.05.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.