Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/14918 E. 2019/3686 K. 09.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/14918
KARAR NO : 2019/3686
KARAR TARİHİ : 09.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Vergi Denetim Kurulu’nun 31.08.2012 tarihli komisyon mütalaası ve eklerinin sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarına ilişkin olmasına karşın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31.01.2013 tarihli 2013/3555 esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında sahte fatura kullanma suçundan dava açılmamış olması karşısında, zamanaşımı süresi içinde mahallinde bu suçtan dava açılması mümkün görülmüştür.
Sanık … müdafi, sanıklar ……(……), … ve …’ın sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Sanıklardan ……, … ve …’in savunmalarında işe girmek için noterde imza verdiklerini ve şirket işleriyle ilgilenmediklerini beyan etmeleri, sanık … ……’nin ise şirketi devraldıktan sonra faaliyete geçiremediği ve şirket adına hiç fatura düzenlemediğini beyan etmesi ve sanıkların bu savunmalarıyla ilgili araştırma yapılmamış olması karşısında, suçta ve cezada şahsilik prensibi ve iştirak hükümleri de değerlendirilerek, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması için; suça konu faturaları kullanan mükellefler dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları ve sanıkları tanıyıp tanımadıklarının sorulması; bu mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi ve haklarında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması; ayrıca kanaat oluşturacak sayıda temin edilecek suça konu faturalar üzerindeki imza ve yazıların sanıklara ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, iş yerine ait faturaların bastırıldığı matbaadan belgelerin kime teslim edildiğinin araştırılması, iş yerinin muhasebecisi olduğu belirtilen … …’ın tanık sıfatıyla dinlenerek iş yerinin fiilen kim tarafından idare edildiği ve iş yeri ile ilgili işlemlerde kiminle muhatap olduğunun sorulması ve sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ……(……), … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.