YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/14935
KARAR NO : 2021/491
KARAR TARİHİ : 20.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, 298 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
I-“298 Sayılı Yasaya Muhalefet” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “298 Sayılı Yasaya Muhalefet” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra 19.08.2020 tarihinde 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16-2020/33 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanunu’nun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” ibaresi bakımından Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II- “Resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
1-2009 mahalli idareler seçimlerinde bir siyasi partinin ilçe başkanı olan temyiz dışı sanık …’ün seçmen listesindeki müştekiler ve katılanların da arasında bulunan bir takım kişilerin Dikenli Köyünde ikamet etmediklerini belirterek sanık … tarafından kendisine verilen suça konu sahte ikametgah ilmuhaberlerini dilekçeye eklemek suretiyle İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına itiraz ettiği, itiraz üzerine İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nın 2009/13- 2009/39 sayılı kararı ile müştekiler ve katılanların seçmen kütüğünden silinmesine karar verdiği bu şekilde sanığın temyiz dışı sanıkla birlikte hareket ederek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan olayda;sanığın aşamalardaki beyanlarında temyiz dışı diğer sanık Ramazan’ı hiç tanımadığını, olayla hiçbir ilgisinin olmadığını savunarak suçlamayı kabul etmemesi, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 12.10.2009 tarih ve 2009/1450 uzmanlık numaralı raporunda suça konu üç adet ikametgah ilmuhaberleri üzerinde tanıklar …, … … ve … adına atılı imzaların bu tanıkların eli ürünü olmadığının belirlendiği ancak sanığa aidiyeti yönünden bir inceleme yapılmadığının anlaşılması karşısında; suça konu ikametgah ilmuhaberleri üzerindeki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.01.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.