YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/16986
KARAR NO : 2019/2423
KARAR TARİHİ : 07.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
1- Katılanın bilgisi ve rızası dışında … numaralı hattın çıkarıldığı, bu hattın da katılanın bir dönem işlettiği bakkal dükkanında bulunan kayınbiraderi olan sanığın çıkardığı ve kendisine bu hattı iptal etmesi için söylemesi üzerine haberinin olduğunu beyan ettiği, sanığın savunmasında suçlamaları kabul etmediği, abonelik sözleşmesinde yer alan imza ve yazıların sanığa ve katılana ait olmadığının tespit edildiği olayda; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından;
Suça konu …numaralı hattın çıkarıldığı tarihten iptal edildiği tarihe kadar olan dönem içinde yer alan HTS kayıtları temin edilerek, suça konu telefon hattının sık görüştüğü abonelerin tanık olarak dinlenmesi ve hattı fiilen kimin kullandığı belirlenerek, sanığa yüklenen eylemin sübutu halinde; 10.11.2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” hükmü ile aynı maddenin 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 07.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.