YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/17031
KARAR NO : 2021/5380
KARAR TARİHİ : 16.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma
HÜKÜM : Beraat
1- Söke Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.05.2013 tarih ve 2013/927 esas sayılı iddianamesi ile, vergi suçu raporuna aykırı olarak sanık hakkında, “muhteviyatı itibariyle sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçlarından kamu davası açıldığı; Konya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı’nın 13.03.2013 tarihli mütalaası ekinde yer alan 16.01.2013 tarih ve 2013-A-436/8 sayılı vergi suçu raporunun “sahte fatura kullanma ve düzenleme ” suçlarına ilişkin olduğu; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.03.2014 tarih, 2012/11-1382 esas, 2014/124, 11.07.2014 tarih, 2012/11-1512 esas, 2014/366 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, CMK’nin 225/2. maddesi gereğince, mahkeme fiilin hukuki nitelendirmesinde iddia ile bağlı olmadığından, fiilin nitelendirmesini serbestçe yapabilecek olup, “sahte belge düzenleme ve kullanma” ve “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme ve kullanma” suçlarının vasıflarının farklı olduğu, ancak mahkemenin bu suçlar yönünden vasıf değişikliğinde yeniden mütalaa alması gerekmediği, bu suçların birbirine dönüşebileceği göz önünde bulundurulduğunda, sanığa sahte fatura kullanma ve düzenleme suçlarından ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulması gereken dosyada;
Sanık hakkında düzenlenen vergi suçu raporu ve vergi inceleme raporlarında sanığın sahte fatura düzenlediği ve kullandığı tespit edilen tüm işletmelerin muhasebecisi olduğunun tespit edilmesi, faturaları sahte düzenlediği belirlenen … ve …’in işletmelerine ait faturaların tanıklar … ve …’in beyanlarından sanık tarafından işlem yapılmak üzere teslim alındığının anlaşılması, tanıkların faturaları kullanan … Ltd. Şti. ve …. Tic. ve Ltd. Şti. yetkililerini tanımadığını aralarında satış veya hizmet alım satımı yapılmadığını, bu şirketlerin yetkililerini tanımadıklarını bildirmeleri, sanığın faturaları kullanan … Ltd. Şti.’nin %50 ortağı ve …. Tic. ve Ltd. Şti.’nin 2011 yılında bir kısım hissesini satın alarak ortağı olduğunun tespit edilmesi ve sanığın savunmasında, suça konu faturaları düzenleyen ve kullanan şirketlerin muhasebecisini olduğunu, ancak faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, faturaları kendisinin düzenlemediğini beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; … ve …’in tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp CMK’nin 48. gereğince çekinme hakkı da hatırlatılmak suretiyle dinlenmesi, suça konu faturaları sanığa verip vermediklerinin sorulması, faturalar üzerindeki yazı, imza ve rakamların sanık … ve tanıklar … ve …’in eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak tanıklar …, … ve … Ltd. Şti. müdürü ve ortağı …’in beyanları da gözönünde bulundurularak sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği,
2- Sanığın 2009 takvim yılında sahte fatura düzenlediği ve kullandığı iddia edilen kamu davasında sanığın suçlamaları kabul etmediği, suça konu faturaların ne şekilde kesildiğini bilmediğini, gelen faturaları işlediğini beyan ettiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada suça konu faturaları kullandığı tespit edilen …. San. Tic. ve Ltd. Şti. müdürü … hakkında açılan Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/150 Esas ve 2016/99 Karar sayılı dosyasının Dairemizin temyiz incelemesinden geçerek bozulduğu, temyize konu dava ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; ilgili dava dosyası getirtilip incelenerek bu dava ile birleştirilmesi, bu davayı ilgilendiren faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.