Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/1715 E. 2018/9414 K. 22.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1715
KARAR NO : 2018/9414
KARAR TARİHİ : 22.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca, 19.11.2008 olan suç tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.06.2010 tarihine kadar bazı kesintilerle, her seferinde yeniden başlayan dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı, böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.06.2010’dan itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suç tarihi olan 23.04.2012’ye kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Adli emanetin 2008/4011 sırasında kayıtlı suça konu plakaların akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
2- Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı TCK’nin 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nin 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ile yerine ”Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK’nin 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasına “Adli emanetin 2008/4011 sırasında kayıtlı plakaların dosyada delil olarak saklanmasına” ve “sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı TCK’nin 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.