YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/17190
KARAR NO : 2018/567
KARAR TARİHİ : 29.01.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Yargılamanın yenilenmesi yargılaması neticesinde, Yargıtay 11.Ceza Dairesi Başkanlığı’nın 27.03.2013 tarih ve 2013/1728 Esas, 2013/5062 Karar sayılı bozma ilamına uyulmayıp 30.10.2012 tarihli kararda direnilerek, sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine ilişkin mahkemenin 30.10.2007 tarih ve 2007/15 Esas, 2007/285 Karar sayılı kararının onanması
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 31.10.2017 tarih ve 2017/11-804-451 sayılı tevdi kararında da vurgulandığı gibi yerel mahkemece direnme kararı verildiği belirtilmekle birlikte, değişik ve yeni gerekçe ile hüküm kurulduğu, bu nedenle direnme kararının yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık …’ün olay tarihinde … belediye başkanı olduğu, sanık …’un ise aynı belediyede tahsildar olarak görev yaptığı, belediyeye ait gayrimenkulleri gerçek bir encümen kararları olmaksızın … ada .. parselin sanık …’a, … parselin …’a ve … parselin ise …’e satılmış gibi 15.12.2000 tarihli …, …, … no’lu sahte encümen kararları tanzim ederek bu kararların fotokopilerinin sanık … tarafından aslı olmadığı halde aslı gibidir diye tasdik edildiği, sanık …’un bu sahte belgeye dayanarak tapuda taşınmazı kendi adına kaydettirdiği, diğer parsellerin de yine aynı şekilde resmi işlemlerinin yapıldığından bahisle haklarında açılan davada, belge asıllarının bulunamaması ve ilgili defterde de kayıtlı olmaması nedeniyle haklarında 765 sayılı TCK’nın 341/1. maddesinden verilen mahkumiyet kararının temyizi üzerine Dairemizce incelenip onanması sonucu kesinleşmesinden sonra sanıklar müdafiinin belgelerin asıllarının arşivde başka dosyaların içinde bulunduğunu belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine mahkemece talep yerinde görülerek duruşma açılıp yapılan yargılama sırasında, sonradan ortaya çıkan belgelerde imzaları bulunan encümen üyelerinin tanık sıfatıyla dinlenip imzaların kendilerine ait olduğunu kabul etmeleri ve belge asılları üzerinde yapılan 27.09.2010 tarihli emniyet kriminal laboratuvarından alınan rapor ile 30.10.2012 tarihli emniyet kriminal laboratuvarından alınan rapor arasında çelişki olup suça konu aslı gibidir onaylı fotokopilerin sanıklar müdafileri tarafından dosyaya sunulan belge asıllarına uygunluğunda tereddüt oluşması karşısında; sonradan ortaya çıkan belgelerin gerçekliği konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, gayrimenkullere ilişkin tapu kayıtları ve belediyeden de satış ile ödemeye ilişkin tüm belgeler getirtilip sanık … dışında malik gözüken kişilerin tanık olarak dinlenip alım-satım hususunun sorulması, kabul etmemeleri halinde 20.12.2000 tarihli tapu idaresi tarafından düzenlenen resmi senet üzerindeki imzalar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile kesinleşmiş hükmün onanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.