Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/2522 E. 2019/4147 K. 29.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2522
KARAR NO : 2019/4147
KARAR TARİHİ : 29.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

A)“Resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesi:
Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 24.04.2012 olarak Mahkeme tarafından düzeltilmesi; …… sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün istem gibi ONANMASINA,
B)”Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesi:
1-TCK’nin 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda sanığın katılanın kimlik bilgilerini içeren fakat kendi resminin bulunduğu sürücü belgesi ile ticari taşıt kullanma belgesini görevlilere ibraz etmek suretiyle katılan hakkında trafik idari para cezası düzenlenmesine sebebiyet verdiği, bu şekilde idari para cezası uygulanması dışında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerektirecek bir suç isnad edilmediği anlaşıldığından, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK’nin 268. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de; TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, …… sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
29.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.