YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2611
KARAR NO : 2018/8855
KARAR TARİHİ : 07.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın, kardeşi …’e ait çek yaprağını, kardeşinin bilgi ve rızası olmaksızın doldurup borcuna karşılık kullanmak suretiyle atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında açıklandığı ve Dairemizin benzer birçok kararında vurgulandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine imzanın atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden kastın varlığının ileri sürülemeyeceği; ancak rızanın kastı ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanmasının zorunlu olduğu, rızanın açık olabileceği gibi zımni de olabileceği göz önünde bulundurulduğunda; sanığın, suça konu çeki kardeşi adına düzenleyip kullandığını kabul ettiği ancak uzun yıllardır bu şekilde çek keşide ettiğini ve bu çeklerin ödendiğini, mali durumları bozulduğu için bu çekin ödenemediğini, kimseyi dolandırmak kastı olmadığını beyan ettiği, katılanında beyanlarında sanığın çeki kendi önlerinde kardeşi adına düzenlediğini belirttiği; sanığın benzer eylemi nedeni ile yargılandığı birlikte incelenip aynı gün müzakere edilen Dairemizin 20177/12522 Esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen …, sanık … ile birlikte çalıştıklarını, çek hesabının kendisine ait olduğunu, sanık olan ağabeyinin çeklerini zaman zaman kullandığını, bu çekleri vadesi geldiğinde ödediğini beyan ettiği her iki dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın suç kastı ile hareket etmediği nazara alınarak atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.