YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3549
KARAR NO : 2017/3783
KARAR TARİHİ : 17.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında beraat
Katılan vekilinin temyizinin sadece sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat kararlarına yönelik olduğu kabul edilerek bu sanıklara hasren yapılan temyiz incelemesinde;
1-)Sanıklar hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan beraat kararlarına yönelik yapılan incelemede;
… Otomativ Nak. San. ve Tic. LTD şirketi adına en son KDV beyannamesinin 2005 şubat ayında verildiği ve bu tarihten sonra sanık … tarafından sahte fatura düzenlendiğine dair de dosya içerisinde herhangi bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla, sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-)Sanıklar hakkında “2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından kurulan beraat kararlarına yönelik yapılan incelemede ise;
Sanıkların en son 2005 takvim yılı şubat ayı için KDV beyanında bulunmaları ve bu tarihten sonra beyanda bulunduklarına veya fatura düzenlediklerine dair de dosyada herhangi bir tespit olmaması karşısında gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin 2004 yılı içi ve Şubat 2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.