YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3740
KARAR NO : 2018/9875
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, tanık olarak dinlenen …’un, çekteki keşideci imzasını kendisinin attığını, çek arkasında … adına yapılan birinci ciroyu kendisinin ya da kardeşi …’ın imzaladığını, suça konu çekteki … cirosundan sonraki bölümle bir ilgilerinin bulunmadığını beyan etmesi; tanık …’un, suça konu çeki düzenleyerek imzaladığını, çekin ön yüzündeki tüm yazı ve imzaların kendisine ait olduğunu söylemesi; sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde, suça konu çeki cirolu şekilde aldığını söylemesi; duruşma sırasında ise çekteki 1. ciro imzasının ismini … olarak bildiği … tarafından bizzat yanında atıldığını savunması; bozma üzerine 08/02/2016 tarihinde alınan savunmasında ise tanıklar .. ile …’ın söz konusu çeki yanında imzalamadıklarını, suça konu çekin doldurulmuş olarak ve düzenlenmiş şekilde kendisine verildiğini beyan etmesi; dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarında ise çek üzerindeki yazıların … ve … elinden çıktığını gösterir nitelikte grafolojik uyum tespit edilemediğinin, …’a atfen atılı imzanın sanığın elinden çıkmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğunun belirtilmesi; bu durumlara göre çek üzerindeki yazıların sanığın elinden çıkıp çıkmadığı hususunda raporlar arasında çelişki bulunduğunun, alınan raporların tanık beyanları ile de uyumlu olmadığının anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; suç konusu çekin ön yüzündeki imza ve yazılar ile arka yüzünde birinci ciranta olarak yer alan “…” yazısı ve bu isim altındaki imzanın sanığa veya tanıklar … ve …’a ait olup olmadığı konusunda üniversite grafoloji uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınması; tanık ve sanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.