Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/437 E. 2020/4775 K. 22.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/437
KARAR NO : 2020/4775
KARAR TARİHİ : 22.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet

Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … ve müdafileri ile sanık …’ın ve sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında 2008 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan açılan kamu davasında; Diyarbakır Küçük ve Orta Ölçekli Mükellfler Grup Başkanlığı’nın 24/12/2013 tarihli vergi tekniği raporunda; sanıkların Bs bildiriminde mal sattığı tespit edilen … isimli mükellef hakkında tefecilik eylemi nedeniyle vergi tekniği raporu düzenlendiği, diğer mal ve hizmet satışı yaptıkları firmalar hakkında bir tespit bulunmadığı, mükellef kurumun defter ve belgelerine ulaşılamadığı ve zamanaşımına kısa bir süre kalması dolayısıyla diğer mal satışı yapılan firmalar hakkında karşıt inceleme yapma imkanı bulunmadığı, bu sebeple 2008 takvim yılında sadece …’e düzenlenmiş olan faturaların sahte belge kapsamında değerlendirileceği diğer firmalara düzenlenen faturaların sahte belge olarak değerlendirilmeyeceğinin belirtilmesi, sanık …’nin 16/05/2007 – 15/01/2008, sanık …’ın 15/01/2008-13/03/2008 tarihleri arasında şirket ortağı ve yetkilisi oldukları anlaşılmakla, maddi gerçeğin ve suç tarihinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1- Faturaları kullandığı belirlenen … isimli mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile fatura asıllarının temin edilerek düzenlenen son fatura tarihine göre suç tarihinin belirlenmesi,
2- Fatura asıllarının sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde imzaların sanıklara ait olup olmadığı hususunda uzman bir kurum ya da kuruluştan rapor alınması,
3- Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a) … hakkında hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyasının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
b) Faturaları kullanan şirket yetkilisi veya yetkililerinin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet ve beraat hükümleri kurulması,
4- Kabule göre de;
a) Sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak suçlarının birbirinden bağımsız ve ayrı suçlar olup birbirine dönüşmeyeceği, her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hükmün gerekçe kısmında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçunun sübut bulduğu belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında sahte fatura düzenleme suçundan tek hüküm kurulmak suretiyle hükmün karıştırılması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının yeniden değerlendirilmesinde zorunululuk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafileri ile sanık … ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 22/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.