Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/4420 E. 2017/6763 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4420
KARAR NO : 2017/6763
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

1-Sanığın yetkilisi olduğu … İletişim isimli işyerinde, müştekinin kimlik bilgileri kullanılarak telefon hattı alındığı iddiası ile açılan kamu davasında, sanığın suça konu sözleşmenin kendi işyerinde düzenlenmediği, ….. hattı satmadıklarını savunması ile dosya arasında mevcut abone sözleşmesinin incelenmesinde, satış yapan bayi bölümünde basılı kaşede….. bayi kodu ile ….. İletişim isminin mevcut olduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından sözleşmenin hangi alt bayide imzalanıp, hangi bayide aktivasyonunun yapıldığı ve sanığın işletttiği … isimli işyerinde …. hattı satışı yapılıp yapılmadığı hususları GSM operatöründen sorulup; sözleşmenin sanığın işlettiği işyerinde yapıldığının tespiti halinde, yazı ve imza sanığa ait olmasa da menfaatin sanığa ait olduğu bu nedenle suçun sübut bulacağı da gözetilerek karar verilmesi yerine eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi,
2- Suçun sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip sanığa önödeme önerisinde bulunulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.