YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4646
KARAR NO : 2018/397
KARAR TARİHİ : 17.01.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık ve müdafiinin suçlamayı kabul etmeyerek asıl sorumlunun sanığın amiri durumunda olan tanık … olduğunu savunmaları ve suça konu belgedeki diğer imzanın da adı geçen kişiye ait olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmaksızın tespiti açısından, muayene işlemine tabi tutulmadan hakkında sahte belge düzenlenen … plakalı aracın sahibi olan …’nun olay hakkında tanık sıfatıyla dinlenmesi, ayrıca kendisinden sanık veya sahte belgede imzası bulunan tanık … ile aralarında bir yakınlık olup olmadığının sorulması; dinlenmesinden vazgeçilen tanıklar … ve …’ın sanığın savunmasının doğru olup olmadığı yönünden dinlenmeleri; gerektiğinde araç sahibi … ve … hakkında suç duyurusunda bulunulması ve dava açıldığı takdirde bu dava ile birleştirilmesi; sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Sanığın kamu görevlisi sıfatı bulunmadığı halde; TCK’ nın 204. maddesinin 1. fıkrası yerine, 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Sahtecilik suçlarının mağduru, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olup, sanığın üzerine atılı “resmi belgede sahtecilik” suçunda, TÜVTÜRK A.Ş.’nin doğrudan zarar görmediği halde kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeden, davaya katılmasına ve lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.