YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4677
KARAR NO : 2017/7220
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-)Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında, önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle; somut olayda sanığın savunmasında, ağabeyi olan …’nın ve keşideci gözüken …’in çeki düzenlediğinden haberinin olduğunu, abisi olan …’nın … tarafından verilmiş vekaletnamesinin olduğunu, iş yerini …’in işlettiğini savunması, adına çek keşide edilen tanık …’in de sanığı tanıdığını ve çekin bilgisi dahilinde imzalandığını beyan etmiş olması karşısında; sanığın suç işleme kastının olup olmadığının gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, sanığın keşide ettiği çeke dayanarak yapılan icra takibinde borca veya imzaya itiraz edilip edilmediği ve sanığın benzer şekilde … adına düzenlediği ve ödenmiş çekler olup olmadığı ilgili bankadan da sorularak araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuş olması,
2-)Kabule göre de;
a-)Sahte düzenlendiği kabul olunan suça konu çekin akıbeti hakkında karar verilmemiş olması,
b-)5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.