YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/489
KARAR NO : 2017/1823
KARAR TARİHİ : 13.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Bozmaya uyularak yapılan yargılamada Dairemizin 27.11.2013 tarih ve 2013/22407 Esas-2013/1784 Karar sayılı ilamı ile suçun sübuta erdiğini kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmediği belirtilmiş ise de; 2015 yılında vergi suçlarının temyiz incelemesini yapan Yargıtay 19. Ceza Dairesince benimsenip Dairemizce de devam ettirilen uygulamaya göre; sanık hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlediği iddiası ile açılan kamu davasında, sanığın suçlamaları kabul etmediği ve vergi suçu raporunda bu yıllara ait faturalardan somut olarak bahsedilmediği, sahte fatura düzenlemek suçunda suçun maddi konusunun fatura olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de alım satım ya da hizmet ifasının belgesi olan faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; suça konu fatura asıllarından her takvim yılı için kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulması ve incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, faturaların yasal unsurları taşımaması halinde atılı suçun unsurları itibariyle oluşmayacağının gözetilmemesi,
2- Kabule göre ise; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.