Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/4931 E. 2018/362 K. 16.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4931
KARAR NO : 2018/362
KARAR TARİHİ : 16.01.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Sanık …’ın aşamalarda değişmeyen savunmalarında suça konu senetleri yaptığı alışverişe karşılık … ltd. Şti. Yetkilisi …’dan aldığını, senetlerin kendisine doldurulmuş olarak getirildiğini, senetlerde keşideci görünen …’in de … Ltd. Şti. çalışanı olduğunu beyan ederek yapılan alışverişi gösteren ve kendisi tarafından … Ltd. Şti. Adına düzenlenen faturaları dosyaya sunduğu, …’in ilk ifadesinde senetlerdeki adres ve telefonlarla ilgisinin olmadığını beyan etmesine karşın senetlerdeki adres ve telefonun çalıştığı işyeri olan … Ltd. Şti’ye ait olduğunun anlaşılması, sanığın işyerinden mal teslim alındığının … tarafından da kabul edilmesi, ayrıca bu senetlerin … tarafından sanık …’a verildiğinin … tarafından beyan edilmesi karşısında ; sanığın fatura karşılığı olarak aldığı suça konu senetleri, keşideci görünen … tarafından imzalanıp imzalanmadığını bilmediği yönündeki savunmasının aksini gösterir delil bulunmadığı gözetilmeden subüta ermeyen suçtan sanığın beraat yerine yazılı şekilde karar verilmesi
2- Kabule göre de ;
a) Suça konu senetlerin miktarlarının 250TL-300 TL gibi düşük bedelli olmasına karşın sanık hakkında yeterli gerekçe gösterilmeksizin teşdit uygulanması ve kararın sanık hakkında TCK’nın 204/1. maddesi uygulanırken gerekçesinde “teşdidi gerektirir durum olmadığından cezanın alt sınırdan belirlendiği” ne yer verildiği halde hüküm fıkrasında temel cezanın teşdiden 2 yıl 6 ay hapis olarak belirlenmek suretiyle teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası belirlenmesine şeklinde çelişkili ifade kullanılması suretiyle hükmün karıştırılması,
b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.