YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5456
KARAR NO : 2017/7846
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan aleyhine resmi belgede sahtecilik suçundan açılan dava üzerine Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 2011/282 esas ve 2012/285 karar sayı ile sanık olan katılanın beraatine, … hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi üzerine yürütülen soruşturma sonucu gerçek kimlik bilgileri ortaya çıkan ve kendiliğinden iftirasından dönmediği anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 269. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı halde TCK’nın 269/2. maddesi gereğince cezasından indirim yapılması ile adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı, aslı bulunamayan belgenin aldatıcı nitelikte bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, fiili iğfalin aldatma niteliğini göstermeyeceği, belgelerde yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olduğu cihetle; nüfus müdürlüğünce düzenlenmediği anlaşılan sahte nüfus cüzdanının aslı ele geçmediğinden aldatma niteliğinin tespit edilemeyeceği gözetilerek, adli emanetin 2010/320 sırasında kayıtlı …. İl Tarım Müdürlüğünce düzenlenmiş suça konu belgelerin duruşmaya getirtilip incelenmek sureti ile özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatma niteliğinin ne şekilde oluştuğunun karar yerinde tartışılması, belgelerin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.