Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/5679 E. 2017/7913 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5679
KARAR NO : 2017/7913
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasının kimlik bilgilerini kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanık …’nın suç tarihi olan 24/03/2013 tarihi itibariyle resmi belge niteliğindeki …’in nüfus cüzdanını bir şekilde ele geçirip fotoğrafını değiştirip üzerini lamine kaplatmak suretiyle aldatma niteliği olacak şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda, ekspertiz raporu içeriğinde ‘‘tetkik konusu nüfus cüzdanı belge sathında mühür izi bulunmasına karşın, fotoğraf üzerinde herhangi bir mühür izinin bulunmadığının’’ belirtilmesine karşılık mahkemenin suça konu belge üzerindeki gözleminde ‘‘mühür izi’’ hususuna değinilmediği anlaşılmakla, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu olan nüfus cüzdanı aslının celp edilerek, ‘‘mühür izi’’bakımından da inceleme yapılmak suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulması, aldatma niteliği bulunup bulunmadığı da kararda tartışılıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Sanık hakkında “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık …’ nın fuhuşa aracılık yapmak suçundan dolayı yakalandığında …’in adına düzenlenmiş suça konu nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle iftira suçunu işlediği kabul olunan olayda; sanığın kendisini … ismiyle tanıttıktan sonra mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce gerçek kimliğini açıkladığı hususu 24.03.2013 tarihli kimlik tespit tutanağından anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’ nın 269/2. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’ nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.