YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5829
KARAR NO : 2018/23
KARAR TARİHİ : 08.01.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-)Sanığın suça konu sahte olduğu iddia olunan 10.01.2009 keşide tarihli 7.000 TL bedelli çeki kullanmak suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda; sanığın bu çeki ticari ilişki karşılığında keşideci şirkette çalıştığını söyleyen Veysel Buyruk’dan aldığını savunması ve buna ilişkin belgeler sunmuş olması, tanık …’nın ifadesinde sanığın dükkanında bulunduğu sırada bir şahsın gelip laminent parke satın alması karşılığında çeki bizzat imzalayıp sanığa verdiğini beyan etmiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; öncelikle keşideci şirkette … isimli birinin çalışıp çalışmadığının tespiti amacıyla bu şirketin bulunduğu yerdeki çevre esnafa da sorularak daha detaylı araştırma yapılması için kolluğa talimat yazılması, çekin tamamen sahte mi yoksa keşideci imzası kısmının mı sahte olduğunun bankaya sorulması, keşideci imzasının sahte olarak oluşturulduğunun tespiti halinde çekin ne şekilde keşideci şirketin elinden çıktığının araştırılması, çekin ön yüzündeki imza, yazı ve rakamların sanığa aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve belgede sahtecilik suçlarında belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözetilip, suça konu belge aslı duruşmaya getirtilip incelenmek ve özellikleri tutanağa geçirilmek suretiyle gözlemde bulunulup denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)Kabule göre de; mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.