YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6003
KARAR NO : 2018/8903
KARAR TARİHİ : 08.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
A) Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesi:
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak; sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
B) Sanık hakkında “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesi:
1- 5237 sayılı TCK’nin 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşabilmesi için, sanığın işlediği suçtan dolayı kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerekli olması; somut olayda ise şikayetçiye ait kimlik bilgilerini vererek kabahat fiilinden dolayı şikayetçi adına trafik idari para cezası tutanağı düzenlenmesine neden olunması karşısında; fiilin 5237 sayılı TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinde hataya düşülerek başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 08.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.