Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/6020 E. 2019/1038 K. 05.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6020
KARAR NO : 2019/1038
KARAR TARİHİ : 05.02.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar …, …, … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan davanın reddi,
Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet

A)Sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik, sanıklar … ve … ile Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesi:
Sanıklar hakkında aynı fiil nedeniyle mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, sanıklar … ile … ile Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
B)Sanık …’un hakkında kurulan hükme yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi:
1-Sanık hakkında, temyiz dışı diğer sanıklarla iştirak iradesi içerisinde … adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanını kullanarak Gemlik 3. Noterliğinde sahte vekaletname düzenlettirdiği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın suçlamayı kabul etmemesi; dosyada onaylı örneği bulunan 05.02.2008 tarihli fotoğraf teşhis tutanağına göre, katılan …’un kendisine gösterilen fotoğraflardan … plakalı aracı kendisine satan şahsın … olduğunu teşhis etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; … Noterliğinin 28 Aralık 2007 tarih ve 11320 yevmiye numaralı araç sözleşmesinin getirtilerek, … adına atılı imzanın sanık …’a ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, sözleşmenin müstenidatı olan kimlik belgesi fotokopisindeki fotoğrafın hangi sanığa ait olduğunun araştırılması; sanıklar … ve …’un mümkünse suç tarihine yakın fotoğrafları temin edilip katılanlara gösterilerek, kendilerine aracı satan şahsın hangi sanık olduğunun sorulması; sonucuna göre sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre;
a)Aslı ele geçirilemeyen ve ilgili kurumca da düzenlenmediği anlaşılan suça konu nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yüklenen suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK’nin 43. maddesi uyarınca artırılması,
b)Suça konu vekaletname “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden” olup sanık hakkında TCK’nin 204/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
d)Dosyada aslı bulunan suça konu vekaletnamenin akıbeti hakkında karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz temyiz talebi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 05.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.