YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6146
KARAR NO : 2018/9704
KARAR TARİHİ : 29.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın “Resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı nedenin bulunmadığı, azaltıcı sebeplerin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanığın “Başkalarına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Olay günü yapılan trafik kontrolünde, TCK’nin 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturacak şekilde 1.36 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın kendisini kardeşi … olarak tanıtıp, kendi fotoğrafı olan ancak kardeşinin kimlik bilgilerini içerir sürücü belgesini sunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın işlediği bir suç nedeni ile kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacı ile gerçekte var olan bir kişinin kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması eyleminin 5237 sayılı TCK.nin 268/1. maddesindeki suçu oluşturduğu ve eylemine uyan TCK’nin 268. maddesi yollaması ile 267/1. maddesine göre hüküm kurulması gerekirken Anayasa Mahkemesi’nin 17/11/2011, 2010/115 E. 2011/154 K. sayılı kararı ile iptal edildiği de gözetilmeksizin TCK’nin 267/7. maddesi esas alınarak hüküm kurulması,
3- Sanığın gerçek kimlik bilgilerinin kolluk görevlilerince şubede yapılan inceleme sonucunda tespit edildiği anlaşıldığından, iftira suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığının gözetilmemesi,
4- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibari ile kazınılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.