YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6346
KARAR NO : 2020/1012
KARAR TARİHİ : 06.02.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Sanık … hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraz yasa yoluna tabi olduğu ve bu hususta itiraz merciince karar verildiği anlaşıldığından, dava dosyasının bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Sanık … hakkında “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
1-İdil İlçe Emniyet Müdürlüğünün 18/04/2013 tarihli cevabi yazısında, suça konu belgelerin Emniyet Müdürlüğü tarafından kullanılan standart evraklar formatına uygun olmadığı, belgelerin alt kısmında muayene ve kabul komisyonu imzaları bölümünde komisyon başkanının imzasının olmamasının evrakı zaten geçersiz kıldığı, muayene ve kabul komisyonunda sadece sanığın imzasının bulunduğu, komisyon başkanı olarak tutanakta adı geçen …’nin anılan tarihten önce … görevinden ayrıldığının belirtilmesi karşısında; belgede sahtecilik suçlarında, aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu belge asılları duruşmada incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı tespit edilip, denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine konulması gerektiği gözetilmeden iğfal kabiliyetinin ne şekilde gerçekleştiği de gerekçeli kararda tartışılmaksızın sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.