YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7371
KARAR NO : 2021/5428
KARAR TARİHİ : 17.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
A) Sanık hakkında “2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçları ile “2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçları yönünden kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesi;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2012 tarih ve 2012/397 esas sayılı iddianamesiyle dava şartı olan mütalaaya uygun şekilde sanık hakkında 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve aynı takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, her takvim yılında işlenen suçların biri diğerinden ayrı suçlar oldukları gibi, sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının da biri diğerine dönüşmeyen birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu gözetilmeden, hükmün birinci fıkrasında sanığın 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından beraatine hükmedildiğinin belirtilmesine rağmen, hükmün ikinci fıkrasında 2007 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından mahkûmiyetine hükmedilmesi suretiyle hükmün karıştırılması yasaya aykırı ise de; dava zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olduğu gözetilerek;
Sanığa yüklenen “2007 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun Kanun’da gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde düzenlenen dava zamanaşımının 26.03.2008 olan suç tarihinden ( suça konu faturaların gelir vergisinde kullanılması nedeniyle) temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği; sanığa yüklenen “2007, 2008, 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçları ile “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçlarının Kanun’da gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 05.03.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafinin, katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesi;
1- Sanığın suça konu olan faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını savunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a)Suça konu olan faturaları düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c) Faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması,
d) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için;
aa) Faturayı düzenleyen mükelleflere ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin; faturaları kullanana ait yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi,
bb) Daha sonra, faturaları düzenleyen şirketler ile sanığın işletmesine ait ticari defterler ve belgeler üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının biri diğerine dönüşmeyen birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu gözetilmeden, hükmün birinci fıkrasında sanığın “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma” suçlarından beraatine hükmedildiğinin belirtilmesine rağmen, hükmün ikinci fıkrasında “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan mahkûmiyetine hükmedilmesi suretiyle hükmün karıştırılması,
b) Her takvim yılında işlenen sahte fatura kullanma suçlarının biri diğerinden ayrı suçlar olduğu gözetilmeden “2007 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından tek bir hüküm kurulması,
c) Suça konu faturaların 2009 yılı gelir vergisinde kullanılması nedeniyle “26.03.2010” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yazılmaması yasaya aykırı,
d) Hükümden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.