Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/8836 E. 2021/5376 K. 16.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8836
KARAR NO : 2021/5376
KARAR TARİHİ : 16.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet

I- 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “2007 ve 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
II- 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçu ile defter ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1- Defter ve belge isteme yazısının içeriğine ilişkin belgeye dosya içerisinde rastlanamadığından, idareden buna dair belgenin aslı ya da onaylı örneği getirtilip incelenerek hangi takvim yıllarına ilişkin defterlerin talep edildiği, süresi içerisinde talep edilip edilmediği hususunun denetime olanak verecek biçimde tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarında, suç tarihinin kesin olarak tespit edilmesi ile zamanaşımı bakımından değerlendirme yapılmasının zorunlu olması,
3- 2010 takvim yılında 2 adet ve toplam 6.139,00 TL tutarında sahte fatura düzenlendiği belirlenmesine karşın, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18/06/2013 tarihli, 2012/15-1351 esas ve 2013/328 karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kanun koyucu, cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime somut olayın özellikleri ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini de göstererek alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevini yüklemiştir. Ancak, hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, bu düzenlemelere uygun olarak; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile dosya içeriğine yansıyan bilgi ve belgelerin isabetli biçimde değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. Sanığın atılı suçu işlediği iddiasına göre; somut olayın özellikleri gözetilerek TCK’nin 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde alt ve üst sınırlar arasında uygun bir belirleme yapılması gerekirken, TCK’nin 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler somutlaştırılmadan hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde temel cezanın belirlenmiş olması, ayrıca 2 adet sahte fatura düzenlenmiş olmasına rağmen bu faturaların tarihleri tespit edilmeden ve farklı tarihlerde düzenlenmiş olup olmadığı belirlenmeden TCK’nin 43. maddesinin uygulanması yasaya aykırı,
4- -5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.