YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8838
KARAR NO : 2021/8530
KARAR TARİHİ : 14.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 10/05/2013 tarih ve 2013/10676 Esas numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında 2012; sanık … hakkında 2010 ve 2012; sanık … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından dava şartı olan mütalaa alınmadan kamu davası açıldığı halde, Mahkemece bu suçlardan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, Mahkemesince her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-)Sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafilerinin temyizinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme, sanık … hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık …’in, sanık …’ın ve sanık … müdafilerinin temyizlerinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme, sanık … hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davalarında; sanık …’ın savunmasında; suça konu şirketin yetkilisinin Murat Asoğlu olduğunu, bu kişinin yanında 4 ay çalıştığını, sigorta yapacağını söyleyerek birkaç belge imzalattığını, daha sonra üzerine şirket açıldığını öğrenince tekrar bu kişinin üzerine devrettiğini beyan etmesi, Sanık …’in savunmasında; suça konu şirkete çaycı olarak girdiğini, sigorta yapacağız diyerek kendisinden kimlik fotokopisi aldıklarını, bazı belgeler imzalattıklarını, şirketin yetkilisinin … olduğunu beyan etmesi, sanık …’in ise 2010 yılında şirket müdürlüğünün son bulduğu, 2011 yılının 3. ayında ise şirket hissesini devrettiği, şirket müdürünün sanık …’den sonra … olduğunun anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)Faturaların ilgili vergi dairesinden temin edildikten sonra sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını ve ismini bildirdikleri kişilere ait olduğunu söylemeleri halinde; ismi bildirilen kişilerin ve şirket müdürü …’nın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2)İsmi bildirilen kişilerin ve …’nın da faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanıklar ve bu kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3)Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ya da bildirdikleri kişilere ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c)Faturaları kullanan şirket yetkililerinin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
4)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in, sanık …’ın ve sanık … müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 14.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.