Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/8919 E. 2021/8425 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8919
KARAR NO : 2021/8425
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanunu’na aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Katılan vekilinin temyiz dilekçesi başlığı ve içeriği itibarıyla temyizinin sadece … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A)Sanık … hakkında “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesi;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2012 tarihli ve 2012/20419 Esas sayılı iddianamesi ile mütalaa ve vergi suçu raporu ile eklerine uygun olarak sanık … hakkında “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma” suçlarından kamu davası açıldığı, hükmün gerekçesinde sanığın sahte fatura düzenlemediği ve kullanmadığı kabul edildiği halde kısa kararda beraat hükmünün sadece düzenleme suçlarından kurulduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davaları hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan, sanık … hakında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen temyize konu 06.11.2013 tarihli mahkumiyet hükümlerinin, TCK’nin 67/2-d maddesi gereğince iştirak halinde birlikte suç işledikleri iddia olunan ve hakkında beraat hükmü kurulan sanık … hakkındaki dava zamanaşımını süresini kestiği ve bu nedenle sanığın sorgusunun yapıldığı tarihten itibaren olağan dava zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
B)Sanık … hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin, sanık … hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2012 tarihli ve 2012/20419 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar … ve … hakkında mütalaa ve vergi suçu raporu ile eklerine uygun olarak “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma” suçlarından kamu davası açıldığı, sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmünün gerekçesinde, 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunu işlediği kabul edildiği halde 2008 takvim yılında Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, TCK’nin 43.maddesinin uygulanması sırasında birden çok sahte fatura düzenlemesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulandığının belirtilmesi karşısında sahte fatura düzenleme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu değerlendirilerek, tebliğnamedeki hükmün sahte fatura kullanmaya ilişkin olduğuna dair düşünceye iştirak edilmemiş, sanık … hakkındaki hükmün gerekçesinde sahte fatura düzenlemediği ve kullanmadığı kabul edildiği halde beraat hükmünün sadece düzenleme suçundan kurulduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davaları hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanıklar … ve …’e yüklenen “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık … müdafisinin mahkumiyet hükmüne, katılan vekilinin … hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
C)Sanık … hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” , sanık … hakkında “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” ile “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyizinin incelenmesinde;

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2012 tarihli ve 2012/20419 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma” suçlarından, sanık … hakkında “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma” suçlarından kamu davası açıldığı, hükmün gerekçesinde sanık …’in 2009 takvim yılında sahte fatura düzenlediği ve kullandığı kabul edildiği halde 2009 takvim yılında Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, TCK’nin 43.maddesinin uygulanması sırasında birden çok sahte fatura düzenlemesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulandığının belirtilmesi karşısında hükmün sadece sahte fatura düzenleme suçundan kurulduğu, hükmün gerekçesinde sanık …’nin 2010 takvim yılında sahte fatura kullandığı kabul edildiği halde 2010 takvim yılında Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, TCK’nin 43.maddesinin uygulanması sırasında birden çok sahte fatura düzenlemesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulandığının belirtilmesi karşısında hükmün sahte fatura düzenleme suçundan kurulduğu kanaatine varılmış olup, tebliğnamedeki sanık … hakkında 2009 takvim yılında ise sahte fatura düzenleme ve kullanma suçundan tek hüküm kurulduğuna ve sanık … hakkında 2010 takvim yılına ilişkin sahte fatura kullanma suçundan hüküm kurulduğuna dair düşüncelere iştirak edilmemiş, hüküm kurulmayan sanık … hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma”, sanık … hakkında “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma”suçlarından mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” , sanık … hakkında “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” ile “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçlarından açılan kamu davalarında; sanık …’nin savunmasında, suça konu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını, defter ve belgeler istendiği sırada Ulus Rüzgarlı Sokakta bulunan Çatalhan Vergi Dairesinde bulunduğundan götüremediğini beyan etmesi, sanık …’in savunmasında,şirketle fiilen ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) … Orman Ür.Mob.İnş.Mal.Hır….San.Tic.Limited Şirketi’nin 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında düzenlediği ve sahte olduğu iddia olunan faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
2) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
3)Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükelleflerin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
4)Sanık …’nin defter ve belgeler istendiği sırada başka bir Vergi Dairesinde bulunduğunu savunması karşısında; suç kastının belirlenmesi açısından bu hususun araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5)Kabule göre de;
a)Hükmün gerekçesinde sanık …’nin 2010 takvim yılında sahte fatura kullandığı kabul edildiği halde sahte fatura düzenleme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle hükmün karıştırılması,
b)Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda suç tarihinin, defter ve belge istem yazısının tebliğ edildiği 19.10.2011 tarihinden 15 gün sonrası olan 04.11.2011 tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığına 05.12.2012 şeklinde yanlış yazılması, yasaya aykırı,
c)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi