Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/9024 E. 2021/5948 K. 24.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9024
KARAR NO : 2021/5948
KARAR TARİHİ : 24.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet

A) Sanık … hakkında 2009 yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesi:
En son Nisan ayında matrahlı beyanname verilmesi ve sanığın mükellefiyetine 30.04.2009 tarihinde son verilmesi nedeniyle suç tarihinin en aleyhe kabulle 30.04.2009 olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Sanığa yüklenen sahte fatura düzenleme suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
B) Sanık … hakkında 2009 yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında 2009 yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasında sanığın, mahalleden arkadaşı olan …’in teklifini kabul ederek söz konusu iş yerinin kendi üzerine açıldığını, …’e vekaletname verdiğini, iş yerine gelen giden olmadığını, …’in kendisine bazen 100-150 TL harçlık verdiğini, …in bu parayı …’dan aldığını, kendisinin hiç fatura düzenlemediğini, fiilen işleri idare etmediğini savunması, tanıklar …ve …’in … isimli kişinin maddi durumu kötü olan, paraya ihtiyacı olan kişileri bulup onların adlarına iş yeri kurarak sahte fatura düzenlediğini beyan etmeleri karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1- Sanığın 2009 takvim yılında düzenlediği iddia olunan faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını, tanıklar …, …ve …’a ait olduğunu söylemesi halinde, …’ın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar tanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2- …, …ya da …’ın da faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanık ile …, …ve …’dan temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3- Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa veya …, …ya da …’a ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
4- Sanığın beyannamelerini veren muhasebeci …’ün tanık olarak duruşmaya çağrılması, CMK’nin 46/1-c. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra kendisinden sanığı ya da …, …ve …’ı tanıyıp tanımadığının ve beyannamelere konu faturaların kim tarafından kendisine getirildiğinin sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması yasaya aykırı,
5- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,24/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi