Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/956 E. 2020/3235 K. 17.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/956
KARAR NO : 2020/3235
KARAR TARİHİ : 17.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın elektrik malzemesi toptan ticareti için tesis ettirdiği mükellefiyetinde alımlarının %82’sini haklarında sahte fatura düzenleme suçundan vergi inceleme raporları bulunan mükelleflerden gerçekleştirmesi, alımlarına dair hiçbir ödeme belgesi ibraz edemediğininin tespit edilmesi ve UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanığın kullandığı faturaları düzenleyen mükellefler hakkında sahte fatura düzenleme suçlarından davalar açıldığı, Dairemizin incelemesinden geçen dosyalardan da sanığın kullandığı faturaların sahteliği hususunda bir tereddüt olmadığının ve sahte fatura düzenleyicisi olan sanıklar …, … ve … hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan mahkûmiyet kararları verildiğinin, bir kısmının kesinleştiğinin; sanık Savaş Varol hakkında ise kimlik bilgilerinin bilgisi dışında 3. kişilerce kullanılması sonucunda adına mükellefiyet tesis edildiği, söz konusu mükellefiyet ve sahte faturalarla bir irtibatının bulunmadığından bahisle hakkında beraat hükmü verildiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış; sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 17.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.