YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9809
KARAR NO : 2021/2961
KARAR TARİHİ : 24.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık hakkında “2009 Takvim Yılında Sahte Fatura Kullanma” suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, eşi …’dan boşanma aşamasında olduğunu, nafakayı borçları olması nedeniyle ödeyememe durumu olduğundan söz konusu şirketin kendisi adına kurulduğunu, 17.05.2009 tarihinde eşinin vefat ettiğini, daha sonra işlere eşinin kardeşi …’ın devam ettiğini bu faturaların … ve …’un kullandığını kendisinin sadece kağıt üzerinde şirket sahibi ve temsilcisi olduğunu beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a)Sanığın savunmasında bildirdiği … ve …’un CMK’nin 48. maddesi de dikkate alınarak tanık olarak dinlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Faturaları düzenleyen mükellef hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/16783 esas sayılı dosyasından açılmış dosyanın getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c)Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamada sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesi uyarınca sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağı, altsoyu haricindekiler yönünden ise uygulanması gerektiğinin gözetilememesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.