YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2429
KARAR NO : 2019/6874
KARAR TARİHİ : 01.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Hüküm tarihinde aynı yargı çevresinde bulunan Maltepe 2 Nolu Kapalı L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 05.12.2014 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine aykırı olarak hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Sanık hakkında, katılanın kimlik bilgilerini kullanarak sahte olarak katılana ait 05387264180 nolu hattı faturalıya çevirip üzerine 24 ay taahhütlü Nokia E71 marka cep telefonu alımına yönelik abonelik sözleşmelerini imzalamak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan olayda; sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmemesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, suça konu belgelerde müşteki yerine atılmış imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ile suç tarihi ve sonrasına ilişkin HTS kayıtları da getirtilip incelenerek sonucuna göre mevcut deliller tartışılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Suçun sübut bulması halinde, hükümden önce 10.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamada Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 Tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.