YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4964
KARAR NO : 2021/6074
KARAR TARİHİ : 30.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
Mühür bozma suçundan açılan davaların mükerrer olduğunun kabul edilebilmesi için aynı tutanak nedeniyle iki ayrı dava açılmış olmasının gerekeceği, farklı tarihlerde düzenlenen mühür bozma tutanaklarının, iddianame tarihlerine göre, zincirleme suç ya da ayrı suçları oluşturacağı, zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olması diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilerek, sanık hakkında mevcut dosyada, 05/11/2009 tarih ve 2009/2023 esas sayılı iddianame ile 10/07/2009, 31/07/2009, 14/08/2009 ve 18/09/2009 tarihli suç tutanakları nedeniyle dava açıldığı, UYAP üzerinden ve sanığın adli sicil kaydından yapılan sorgulamada, aynı yerlere ilişkin olarak 18/01/2010 tarih ve 2010/131 esas sayılı iddianame ile 18/09/2009 ve 21/09/2009 tarihli suç tutanaklarından dava açıldığı, 18/01/2010 tarihli iddianame ile açılan davada, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/56 esas ve 2012/657 karar sayılı ilamı ile sanığın TCK’nin 203/1, 43/1 ve 62 maddeleri uyarınca 4.500 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 30/01/2013 tarihinde kesinleştiği, yine aynı yerlere ilişkin olarak 19/08/2009 tarih ve 2009/1584 esas sayılı iddianame ile 27/07/2009 tarihli suç tutanağı ile dava açıldığı ve sanığın 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 10/03/2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; sanık hakkında birden çok mühür bozma tutanağı düzenlenmiş ise, hukuki kesinti iddianame tarihi itibariyle oluşacağından, bu tarihten önce düzenlenen birden fazla mühür bozma eylemi varsa zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceği, zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı, bu kapsamda sonradan sübutu kabul edilen eylemler nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanacağından, 19/08/2009 tarih ve 2009/1584 esas sayılı iddianamenin 27/07/2009, 10/07/2009, 31/07/2009 ve 14/08/2009 tarihli suç tutanaklarını kapsadığı ve bu iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin oluştuğu, 05/11/2009 tarih ve 2009/2023 esas sayılı mevcut dosya iddianamesinin ise 18/09/2009 ve 21/09/2009 tarihli suç tutanaklarını kapsadığı ve bu iddianamelerin kapsadığı eylemlerin kendi arasında zincirleme suç hükümlerini oluşturacağı anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.03.2016 gün ve 2014/847 E. 2016/128 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere, suçların zincirleme biçimde işlendiğinin tespit edilmesi ve mühür bozma tutanaklarından biri ya da birkaçı bakımından mahkumiyet hükmü verilmiş ise, eldeki diğer tutanak için zincirleme suç hükümleri uygulanarak, diğer tutanaklar bakımından açılan davalarda verilen cezanın mahsup edilmesi suretiyle hüküm verilmesi gerekeceği, şayet diğer davalarda zincirleme hükümlerin uygulandığı tespit edilmiş ise teselsülü oluşturan eldeki tutanak bakımından, zincirleme suç hükümleri uygulanırken artırım oranının daha da yükseltilerek uygulanması ve sonrasında önceki hükmün mahsubu ile sonuç cezanın belirlenmesi gerekeceği gözetilerek; incelemeye konu dosya bakımından yargılamaya devam olunarak yukarıda anlatılan ilkeler de değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.