YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/510
KARAR NO : 2020/6980
KARAR TARİHİ : 02.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanıklar hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan açılan kamu davasında; sanıkların suçlamaları kabul etmediklerini, sahte fatura düzenlemediklerini beyan etmeleri karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından;
a) Sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükellefler ve sanıkların bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmak suretiyle getirtilip dosya içine konulması,
b) Faturaların sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
c) Kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
d) Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması ve/veya faturalara ulaşılamaması halinde ise;
aa) Faturaları kullanan şirket yetkililerinin CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
bb) Şirketin hisse devrinden önceki ortaklarının tanık olarak beyanlarına başvurulması ve şirketi sanıklara devretme hususunda ifadelerine başvurulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi yasaya aykırı,
2- Kabule göre; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.