YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5968
KARAR NO : 2018/9878
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın, katılanları borçlu ve kefil olarak gösterip 01/06/2007 keşide tarihli, 30/10/2007 vade tarihli ve 720 TL bedelli suça konu bonoyu düzenlediği, katılanlar adına sahte imza attığı, bu suretle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; sanığın, atılı suçu kabul etmeyerek 2005 yılından 2009 yılına kadar … İthalat isimli firmanın sahibi olduğunu, katılanların da bu firmanın müşterilerinden olduğunu, katılanların kendisinden aldıkları deniz malzemesi karşılığında suça konu senedi kargo ile kardeşi … göndermiş olduklarını, daha sonra bu senedi…’ya ciro ettiğini, senet bedeli ödenmeyince de …’ın senedi icraya koymuş olduğunu, senedi kendisinin düzenlemediğini, senet geldiğinde borçlu kısmındaki isim ve adres ile ödeme tarihinin bulunduğu bölümlerin boş olduğunu, senedi ciro ederken bu boşlukları kendisinin doldurduğunu, yine senedin bedel kısmında 720 rakamını da kendisinin yazdığını, borçlu ve kefil imzalarının kendisine ait olmadığını savunması; tanık olarak dinlenen ….’ın sanığın savunmasını doğrulaması; katılan …’ün 21/10/2013 tarihli ifadesinde, sanıktan mal alışverişi yaptıklarını ancak bono altındaki imzaların kendisine ya da eşi olan diğer katılan …’e ait olmadığını; 15/04/2014 tarihli ifadesinde, sanığı tanımadığını, ondan malzeme almadığını, suça konu bono altındaki imzalar kendilerine ait olmamasına rağmen senet bedelini icra kanalıyla ödediklerini; 10/09/2014 tarihli ifadesinde ise, suça konu bono üzerindeki imzaların kendisine ve eşine ait olduğunu ancak senedin verildiği sırada senedin alacaklı hanesinin boş olduğunu, senedi almış oldukları deniz malzemeleri karşılığında ismini hatırlamadığı bir kişiye verdiklerini, senet üzerindeki yazıların kendilerine ait olmadığını, sanıkla doğrudan alışveriş yapmadıklarını söylemesi nedeniyle ifadeleri arasında çelişkiler bulunması; sanık tarafından dosyaya ibraz edilen fatura ve sipariş fişlerinden, katılanın beyanlarının aksine taraflar arasında ticari ilişki olduğunun anlaşılması ve katılanların haklarında başlayan icra takibine itiraz etmeyerek senet bedelini icra kanalıyla ödediklerinin tespit edilmesi karşısında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat yerine katılan …’ün çelişkili ve tutarsız ifadelerine itibar edilerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04/12/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.